theme-sticky-logo-alt

Kundalini Yoga Psikolojisi: “Yoga” ve “Tantrik Yoga”

Yoga, İ.Ö.  400’lerde Patanjali tarafından yazıldığı düşünülen, aydınlanma yolunu sistematik bir şekilde 4 bölümde 196 sutra ile anlatan Yoga Sutralar’ın ilk bölümünün ikinci sutrasında şu şekilde tanımlanmaktadır:

Yogash chitta vritti nirodhah: “Yoga zihinsel alandaki işlevlerin (vṛtti), hareketlerin kontrol altına alınması, dindirilmesidir.” (Yoga Darşana: Patanjali’nin Yoga Sutraları ve Vyasa Maharişi’nin Yorumu)

Bu yazıda da “yoga” ve “tantrik yoga” kavramları, bir önceki yazımızda ele aldığımız Carl Gustav Jung’un Kundalini Yoga Psikolojisi kitabında yer alan araştırmacıların tanımları üzerinden ele alınmıştır.

Yoga, Hint felsefesinde ve dininde genel olarak ortak olan iki kavramı barındırır: reenkarnasyon ve doğum, ölüm, yeniden doğum döngüsünden kurtuluş arayışı.

Mircea Eliade, yoga ve yogayla bağlantılı Samkhya felsefesinde başka Hint düşüncesi ekollerinin aksine “dünyanın gerçek olduğunu (örneğin, Vedanta’da olduğu gibi yanılsama olmadığını)” öne sürmüştür. “Gelgelelim, eğer dünya varsa ve var olmayı sürdürüyorsa bu ruhun ‘cehaleti’ yüzündendir.”

“Yoga etimolojik olarak ‘birbirine bağlamak,’ ‘sıkıca tutmak,’ ‘yapıştırmak’ manasındaki yuj    kökünden türemiştir… Yoga   sözcüğü   genel   anlamda   herhangi   bir   münzevi tekniği   ve   meditasyon   metodunu   nitelemeye   yarar.”

Mircea Eliade

Dasgupta, “Yoga felsefesinin temel bir pratik niteliği vardır ve amacı esas olarak puruşanın kurtuluşuna, birliğine ve özgürleşmesine erişmenin yollarını göstermektir.”

Feuerstein‘a   göre   ise, “Yoga   öncelikle   uygulayıcıda (yogi) bir dönüşüm teşvik etmeyi amaçlayan ve az çok resmi bir ortamda bir öğretmenden bir ya da daha fazla öğrenciye aktarılan çeşitli derecelerde kodlanmış ve/veya sistematikleşmiş fikir, tutum, yöntem ve tekniklerden oluşan bir Hint geleneğidir.

Keyserling ise yoga ve doğu ile ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getirmektedir.

“Hint bilgeliği mevcut olan en derin bilgeliktir. Ne kadar ileri gidersek, Hintlilerin görüşlerine o kadar yaklaşırız. Psikoloji araştırmaları, … eski Hint ruh biliminde bulunan iddiaları adım adım doğrulamaktadır.”

“Hintliler bilinci genişletmek ve derinleştirmeye yol açan eğitim yöntemini mükemmelleştirmek için herkesten daha fazlasını yaptılar… Yoganın … İnsanı mükemmelliğe götüren yollar arasında en yüksek yerlerden birinde olmaya hakkı varmış gibi görünmektedir.”

Keyserling

Jung ise yoga ile ilgili düşüncelerini şu şekilde dile getirmektedir: “Yoga esasında doğal bir içe dönüş süreciydi. … Bu tür içe dönüşler, kişilik değişikliklerinin karakteristik iç süreçlerine öncülük eder. Birkaç bin yıllık süreç içinde bu içe dönüşler giderek yöntem olarak ve birçok farklı şekilde düzenlendi.”

Tantrik Yoga

Tantrizm, 4. Yüzyıldan itibaren popüler hale gelen ve Hint felsefesini, mistisizmini, etiğini, sanatını ve edebiyatını etkileyen dini ve felsefi bir harekettir.

Agehananda   Bharati’ye   göre, “Tantriği, diğer Hindu ve Budist öğretilerden farklı kılan   şey ibadet deneyiminin [sadhana] filtresinden geçtiğinde mutlak [paramartha] ve fenomenal [vyavahara] dünyanın özdeşliğine yaptığı sistematik vurgudur.”

Kitapta Tantrik Yoga ele alınırken şu noktalara vurgu yapılmaktadır:

  • Çilecilik   ve   spekülatif   kuram   karşıtı,
  • Ana akım Hinduizm’e karşı akım oluşturmaktadır,
  • Mevcut kast sistemini reddeder,
  • Değerlerin dönüştürülmesini temsileder,   
  • Evrenin mikrokozmosu olarak görülen bedenin kutlanması söz konusudur.

Geleneksel Hinduizm’in erilliğinin aksine, Eliade’in belirttiği üzere Tantrizm’de;

“Hint-Aryanların maneviyat tarihi boyunca ilk defa bir Büyük Tanrıça baskın bir konumdadır. […] Ayrıca, kadının gizeminin bir bakıma dini bir açıdan yeniden keşfedilmesi ile karşılaşırız.”

Zimmer, Tantrizm’in “Her şeyde kutsallık ve saflık üzerinde durduğunu; bu nedenle ‘beş yasak şeyin’ bazı tantrik ayinlerindeki kutsal yemeğin özünü oluşturduğunu” belirtmiştir: “Şarap, kırmızı et, balık, kavrulmuş tahıl ve cinsel ilişki.”

Jacob Needleman pek yerinde bir tespit yaparak “‘tantrizm’ sözcüğü duyulduğu anda Batılı zihinlerde günümüz pornocularından hayal gücü en kuvvetli olanları bile utandıracak ve en cüretkâr erotik savaşçılarımızın başarılarını gölgede bırakacak bir psikospirituel bilimkurgu ve cinsel akrobasi pastişine denk düşen çeşitli vahşi ve uçuk çağrışımlar canlandığını” söylemiştir.

Jung, tantrik yogaya dair psikolojik anlayışını şu şekilde açıklamıştır:

“Hint felsefesi bizden bağımsız olsa da kişisel psikolojimiz üzerinde etki eden ben-dışının kati vaziyetine getirilen yorumlamadan ibarettir. İnsan gelişiminin amacını, ben-dışının özgül doğası ile bilinçli ben arasında bir yaklaşım ve bağlantı oluşturmak olarak görür. Tantra yoga böylelikle bu kişi-üstünün vaziyetini ve gelişimsel evrelerini temsil eder, zira o kendi yolunda daha yüksek bir kişi-üstü bilincin ışığını yaymaktadır.”

Kitap İncelemesi: Kundalini Yoga Psikolojisi

Önceki Yazı
Cemâziyelâhir
Sonraki Yazı
Çiğ Yumurta Falı
15 49.0138 8.38624 1 1 4000 1 https://daginikkalsin.com 300 0