theme-sticky-logo-alt

Şiddetsiz İletişim; Duygular

Şiddetsiz iletişimin ikinci adımı olarak bilinen duygular, bu sıralar beni zorlayan bir yerde… Gözlemini yapabildiğim olayları, yaşarken ve anlatırken de duygularımı görmek, onları kabul etmek ve sonrasında da sözlere dökmekte zorlanıyorum. Duygularımı ifade ediyormuş gibi gösterdiğim hatta kendimi bile ikna ettiğim tüm olaylar bu sıralar gündemimde.
Son zamanlarda fark ediyorum ki duygularımı dile getirmekten, kırılganlığımı açığa çıkarmaktan o kadar uzun zaman kaçmışım ve hiç farkında değilmişim ki bu yüzden bayağı şaşkınım. Sanıyorum duyguları yazmak için beklememin sebebi de buydu. Benim içimde bir yerde, hazır olmadığımı bilen bir ses “zamanı değil” deyip durdurdu. Ne zaman yazmak için niyetlensem bir şey oldu ve yazamadım.

Kırılganlığı ifade etmenin benim hayatımdaki tanımı şöyleydi:

Güçsüzlüğüm(n)ü, başarısızlığım(n)ı, acizliğim(n)i kabul etmek… Hayatımın bu zamanında bu inanışlarımla, yapmaya niyetlendiğim şeyler karşılıklı gelmişti. Zihnen bu inanışlarımın gerçek olmadığını biliyordum. Bana kırılganlığını ifade eden kişilerde ben öyle düşünmemiş ve onları etiketlememiştim. Hatta bir şefkat uyandı; daha samimi, daha gerçek bir yerden iletişim kurmaya başladım.

Hayal kırıklığına uğradım, kalbim kırıldı, ağladım, üzgünüm, şu an konuşmak istemiyorum, hayır, korkuyorum, terk edilmekten korkuyorum, yalnızlıktan korkuyorum… Ve daha bir sürü söyleyemediğim her cümlenin etkisini bedenimde hissettim, hissediyorum.
Bunlar sadece karşı tarafa söyleyemediğim değil kendime de söyleyemediğim şeyler…
İfade bulamayan, dile gelmeyen, duyulmayan her duygu, her his bedenimde sesi kesilmişçesine kalıyor. Bağırıyor, duyulmak istiyor; duyulmadıkça daha da derine kazınıp kalıyor. Benim duymaktan korktuğum her ses yine beni korkutan bir şeye dönüşüyor. Bu sıralar, hepsinin birden geldiği zamanlardan geçiyorum. Yavaş yavaş görmeye, ifade etmeye çalıştığım zamanlardan…
Biriktirmeden, derine gömmeden ifade etmenin yollarını keşfetmeye önce kendime, sonra güvenli hissettiğim alanlarda kırılganlığımı ifade etmeye başladım. Gelin hep beraber kırılganlığımızı önce kendimize ifade etmenin yollarını bulalım. Ben ağlamalarıma, hüzünlerime, onlarla durmaya, kalmaya izin vermeye başladım. Güvenlik ihtiyacımı karşılayarak, cesaret etmeye cüret ederek, derine gitmeden yakalayarak hissetmeye, kabul etmeye ve geçmesine de izin vererek yaşamaya başladım. O an her ne oluyorsa, onu görelim ve duyalım. Ah canım duygularım… Hoş geldiniz hayatıma.

Görsel: Simon Prades 

Önceki Yazı
Nah Tatlısı
Sonraki Yazı
Ölmüşlerinin ruhuna değsin…

0 Yorum

    Cevap yaz

    15 49.0138 8.38624 1 1 4000 1 https://daginikkalsin.com 300 0