theme-sticky-logo-alt

Ceplerime ne koysam?

Banliyö trenleri boyunca bazı eskimiş ayakkabıların sahiplerinden sonsuz şükür fışkırıyordu. Trenin raylar boyu yolcuğunda en öfkeli bakışlar yeni alındığı belli, marka ayakkabılı gençlerdi.

Duraklar boyu seyrettiğim onlarca çift gözden yalnızca birinde şükür, çoğunda şükürsüzlük, bir o kadarında telaş, bazısında umutsuzluk vardı. Silkelendim de “Dur!” dedim kendime…

“Nereden biliyorsun dışarıda ilk ve belki son kez gördüğün o bir çift gözdeki o duyguyu, o yaşanmışlığı? Nereden bilebilirsin? Bırak bunları.” dedim. Değil mi, oysa ne haddimeydi. Olsa da bir ayna bir de kendi o bir çift kahverengi gözlerine baksan dedim. Ya da şimdi nereden bulacaksın trende ayna sor bakalım o şükürsüz dediğin gence senin gözlerinden ne okuyor? Sahi o kadar yıl okula gitmiştim de onlarca yıl kimse bana duygularımı sormamıştı.  Keza diğer çocuklara da. Nasıl olmuştu da birden gözlerden akan o bakışlardan bir çırpıda anlayabiliyordum koskoca insanların ne yaşadığını? Sonra çevirdim bakışımı sağdaki pencereye seyre daldım dışarda akan yol boyunu. Sanırım cebimdeki yargı hazinem belki de bugünlük tükenmişti. Bir daha evden çıkarken cebime yalnızca tren biletimi ve evin anahtarını alayım bari. Ha bir de saf sevgi. Belki o zaman, bu şöyle bu böyle diye etiketleyip fırlattığım bakışlarımdan yalnızca sevgi göndermeye mecbur kalırım ve maskelerin kapattığı o yüzlerde görünen o bir çift gözden yalnızca sevgi almayı başarırım. Maske demişken hangi maske?

Görsel: harihtaroon

Önceki Yazı
Aşıklar Krepi
Sonraki Yazı
Senin Aydınlığın
15 49.0138 8.38624 1 1 4000 1 https://daginikkalsin.com 300 0